Aile Şirketinde Kuşak Geçişi: Devretmek Bir Olay Değil, Bir Süreçtir

07 Mayıs 2026

Türkiye'de aile şirketlerinin yalnızca üçte biri ikinci kuşağa, yüzde on kadarı üçüncü kuşağa ulaşır. Bu istatistik kötü bir kader değil; çoğu zaman iyi planlanmamış bir devir sürecinin sonucudur.

Geçişi zorlaştıran üç klasik yanılgı

  • "Çocuğum hazır olduğunda devrederim." — Hazırlık kendiliğinden olmaz, tasarlanır.
  • "Ben işten çekilince yerime geçer." — Aniden geri çekilen kurucu, ardında boşluk değil; tedirgin bir kurum bırakır.
  • "Aile içi konuları aile içinde çözeriz." — Çözülmemiş aile dinamikleri toplantı odasına sızar; "anneye kızgınlık" bütçeye yansır.

Sağlıklı kuşak geçişi için 4 katmanlı bir yapı

  1. Aile anayasası: Karar haklarını, çatışma çözümünü, aile-şirket sınırlarını yazıya döker.
  2. Yönetim kurulu: Aileden bağımsız üyelerin de yer aldığı bir karar masası kurar.
  3. Yetenek planı: Sonraki kuşak rolüne hazırlanırken liyakat ve aile içi adalet birlikte düşünülür.
  4. Kurucunun yeni rolü: "Bırakmak" değil, "yeni bir rol üstlenmek" — danışman, mentor, vakıf başkanı.

Kuşak geçişi, aile şirketinin sonunu değil; ikinci doğumunu işaret eder. Ne kadar erken planlanırsa, o kadar az sancılı olur.

Kategori: Aile Şirketleri & Kurum

İlgili Yazılar


Benimle İletişime Geçin